Biliyorum çogunuz benden haber bekliyordu ve inanin ancak haber verebildim o'da kisa sureliyine.
Annem'len çok problem oldu,çok sorun yasadi halen'de yasiyor ama buna'da sukur tabiii her zaman derim yaaa beterin beteri vardir,ama basimiza ilk kez boyle bir sey geldi ne yapicamizi nasil davranicamizi bilemedik hemen heyecanlandik,telefonlara sarildik orayi ara burayi ara,sukur simdi birazcik'da olsa iyi,yaralari yaniklari kurumaya basliyormus,bilmem kaç tane sey denendi,biri zeytinyagi ile bobrek suyu karisimi yap dedi onu'da yaptik,daha bilmem kaç tane dendi ve denildi çaresizlik iste her soylene kulak asiyorsun. Sevgili Dilek'çigim de tadınadoyamadım maile gorusup bilgi verdi onu'da hemen annem'e aktarip uyguladi sanirim iyi geldi faydasini gordu Dilek'ten de allah razi olsun, sonra'dan yine duydugu birseyi uyguladi yanik igneleri varmis ondan bir tane kullandi ve o da çok iyi geldi...bakalim artikin arkadaslar dilerim tez zamanda tamamen atlatir,ama keyfi yok kendisi çok uzgun her ne kadar moralini yukseltmeye çalissak ta olmuyo...yani izlerinin kalmasindan korkuyor,o nu allah bilir buna da sukur yaa..hersey ust uste geldi ya yazlik evine de hirsiz girmeye çalismis kapi zedelenmis komsular aradi neyse napalim artikin.
Malesef bu aralar aksilikler hiç bitmedi hersey ust uste geldi ve devam etmekte sanirim 2008 yili bize ugurlu gelmedi...ama hep sukur ederim napalim allah beterinden saklasin korusun. Cok uzuldum hayatimda ilk kez bu kadar arka arkaya agladim,once bir sapikla ugrastim (gerçi o sapigin kim oldugunu ogrendim ve yaziklar olsun diyorum neyse..) simdi iyim iyi olmaya çalisiyorum.
Benim guzel arkadaslarim iyiki hepiniz varsiniz gerçekten bana yorum birakan tum arkadaslarima allah razi olsun diyorum hakkinizi helal edin,gelip yorum biraktiniz bilgiler destekler verdiniz uzulme benim basimdan'da boyle birsey geçti dediniz gordum hepsini az once okudum sagolun allah razi olsun. Canlarim yine yazdim meraklanmayin diye çunku bazi arkadaslar surekli haber ver lutfen diye yorum birakmislar onlari da merakta birakmak istemedim...
Simdi tarif yine yok arkadaslar ben bir iki gun daha yokum,lutfen beni bagislayin,yeni tariflerimle ve guzel paylasimlarimizla yola devam edecegiz insallah. Sizleri çok ozledim inanin buna,çunku burada çok guzel dostluklar kurdum,çok guzel bilgiler edindim,çok guzel tarifler ogrendim,yani iyiki açmisim bu sayfayi ve iyiki de sizlerle tanistim,beni yanliz birakmayan gerekse yorumlariyla,dualariyla,sevgileriyle hepinize çok tesekkur ediyorum,Allah hepinizden razi olsun,kendinize çok iyi bakin,beni unutmayin,donup herseyi sizlere anlaticam,sizleri çok ozledim sayfami bile bugun açip nasil ozledigimin farkina vardim,tutulmusuz bir kere sayfamiza. Hadi canlarim hepinizi opuyorum sevgiyle selamliyorum, lutfen BENI UNUTMAYIN, gorusmek uzere.
Arkadaslar sizlere yazmak istedim, beni merak etmiyesiniz diye, hiç iyi degilim moralim çok bozuk ve çok uzuntuluyum dunden beri agliyorum, annecigim daha bir hafta oldu Turkiye'ye gideli ve dun acilen aradilar, annem misafirlere çay demlerken kafasi'da dalginmis galiba farkina varmadan çayin kaynar suyu her iki bacagina dokuluyor ve her iki bacagi'da yuksek derece de yaniyor, hemen acile goturuluyor ve tedavi altina alindi, çok kotu olmus bacaklari kabarmis, yara, yurumekte zorluk çekiyor, pantolon yani hiçbirsey giyemiyor, kendisi hep agliyor acidan duramiyor, ve ben bunu ogrendigimden beri ailecek çok uzuntuluyuz, lanet olsun ki su gurbete yanimda degil ki ona bakayim, iste fazla yazmak'ta istemiyorum keyifim hiç yok, sizlere sadece haber vermek istedim, dilerim Allah'tan tez zamanda acilarindan kurtulur ve tekrar gulmeye baslar, hepinizi sevgiyle selamliyorum bir kaç gun yokum annem'den iyi haber alinca tekrar gelicem ama inanin hiç tarif ekliyesim yok lutfen beni anlayin, tum ziyaretçilerime tesekkur eder ve kendinize iyi bakmaniz dilegiyle, bir kaç gun sonra tekrardan bulusuruz.
Sevgili arkadaslarim biliyorum bazi arkadaslarima ugruyamadim ama inanin ki isteyerek degildi, oyle moralim bozuk ki anlatamam, neden diye soracak olursaniz ilkin herkesin bildigi gibi esim is nedeniyle uzaklara gitti ve onun ozlemi bende çok fazla, ama insallah artikin bilmiyorum bugun telefonla konustum dedi ki bana her an hafta sonu sana surpriz yaparim hadi bakalim insallah inanin gozume uyku girmiyor eyer gelirse sizlere ugruyamam beni mazhur gorursunuz degilmi? gittigi gibi sizlere donerim.
Neyse bu onemli degil, simdi ben blogumu kapatmak istedim arkadaslar zaten keyifim yoktu malum basta yazdigim gibi, birde ustune bir kisinin bana birakmis oldugu iki yorum, içten içe uzuldum ve blogumu iptal etmek istedim, nedense belli biri bana tam tamina sunu yazmis ve benim cevabim da altta. Yazilan tamtamina altta arkadaslar benim etli bezelye yemegime yazilmis bir yorum allah askina etli bezelyeli tarifi kimden alayim anlamadim gitti, ben baskasinin tarifini alip yayinlamayacak kadar dusmemisim, bu veya baska bir tarif olsun, ben kimseden birsey almadim almamda, alsamda çikolatali mus gibi ve diger bazi iki uç tarif gibi link veririm verdim de, dikkat ederseniz resimlerimde tabaklar ayni kimden ben bu yemegin resmini çalayim ???? size soruyorum kimden? dikkat edilirse ayni tabaktan bi suru tarif var, evimin bin bir kosesinde çekmeye çalisiyorum degisiklik olsun diye.
Ben 3.5 yil once evlendim ve ondan oncede bir yumurta kirmayi bilmezdim, kitaplari açtim, tv izledim ogrendim, annemden ogrendim bazi seyleri, evlenince mecbur kalmistim yapmaya, bende heves'te olunca çabaladim bir kaç bir sey yaptim ve halen de devam ediyorum. Internet'e gezerken dur bende açayim dedim bir blog heveslendim dogrusu, belki benim gibi hiç bilmeyen biri olurda o'da ogrenir mutlu olur diye dusundum, ama malesef ki boyle yorum gorunce insan uzuluyor hele ki ben çok duygusalim, kime naptim kime ne dedim, anlamiyorum ki anliyamiyorum.
Bana yazilan yorum bu!!!!
BASKA INSANLARIN TARIFINI ALIP BEN YAPMISIM GIBI YAYINLAMAYIN TERBIYESIZSINIZ HIRSIZSINIZ
---------- bak kardesim sen kimsin bilmiyorum bu ikinci yorumun digerini sildim cevap gelmeyince, ama ben kimsenin tarifini çalmam bana hakaret etmeye de hakkin yok, bul kimden almisim ben hemen sayfami kapatçam e mi, yazik sizi kiniyorum
BANA ISIMSIZ YORUM BIRAKIP,TARIFLERIMI BASKASINDAN CALMA TARIF DIYE ISIMLENDIREBILECEK KADAR CAMUR AT IZI KALSIN SAHSIYETINDE OLAN ISIMSIZ ZIYARETCIM!!!!!
NE YAZIKKI COK YANILIYORSUNUZ.BENIM TARIFLERIM,EMEGIMIN ORTAYA KOYARAK HAZIRLADIGIM TARIFLERIMDIR.VEDE KIMSEDEN ALINTI DEYILDIR!!!ZIRA EYER BASKA BIR ARKADASIN TARIFINIDE YAPTIYSAM O ARKADASIN LINKINI YAYINLAYACAK KADARDA EMEGE SAYGILIYIM.FAKAT SIZ MALESEF LINKINIZI VE ISMINIZIDE ACIK ACIK YAZACAK CESARETE NE YAZIKKI SAHIP DEYILSINIZ!!CAMUR AT IZI KALSIN,BUMUDUR SIZIN UGRASINIZ???AMA COK YANILDINIZ,GÜNES BALCIKLA SIVANMAZ,DEVAMLI PARLAR!!!UMARIM BIR DAHA BÖYLE DELALET ICINE DÜSMEZSINIZ
Tum ziyaretçilerim'den de çok ozur diliyorum, lutfen beni bagislayin.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.
İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.
Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?
Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.
O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)
Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda, - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu. - "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler. Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum! "Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.
Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.
Ertesi gün Yahudiye vardılar: "Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler. Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi. Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi. Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler. Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,
"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.
Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.
"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)
Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..
Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."
Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)
Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:
"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."
Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:
"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin Çok alâmetler belürdi gelmedin"
Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.
Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.
Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)
Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.
Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.
Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.
Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.
Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.
Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)
İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz. Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.